banner31

banner29

12.09.2012, 15:39 150

Güneş hepimizi aydınlatacak mı?

Nasıl olurda muhafazakar olarak hisseden kişiler birbirine güvenmiyorlar? Bahçeşehir Üniversitesi tarafından bu yıl yapılan anket ile ortaya çıkan bu gerçek çok düşündürücü. Prof. Dr. Yılmaz Esmer tarafından Bursa’da aktarılan Türkiye Değerler Atlası' araştırmasında; “Türkiye, insanların birbirine en az güvenebildikleri ülkelerden biri. 22 yıldır bu durumda bir değişiklik gözlenmiyor. Türkiye'de insanların yaklaşık onda biri genelde insanlara güvenebileceğini söylerken, İskandinav ülkelerinde bu oran yüzde 80'lere yaklaşıyor…

AB'ye duyulan güven, dalgalı seyretmekle birlikte, bugün 1990 ile hemen hemen aynı düzeyde (1990: yüzde 36, 2011/12: yüzde 39)” Bu ne yaman çelişkidir. Toplum, kendinden çok kendinden olmayana güveniyor.

Neden Güvenmiyorlar?

Güven olmadan ne yapabilirsiniz? Ticaret yapamazsınız, sokakta yürüyemezsiniz, üretemezsiniz ve daha fazlası. Peki içerisinde güven olmayan bir toplum barış içinde yaşayabilir mi? Dinen bu insanların asgari olarak birbirlerine güvenmeli farz iken nasıl oluyor da ‘namaz kıldığına bakma …’ diye başlayan serzenişler bu toplumun içinde sıklıkla  duyuluyor? Birbirine güvenmeyen insanlar neden aynı safta duruyor? Neden aynı sivil toplum örgütüne veya cemaate katılıyor? Birbirine güvenmiyorsa ne hissediyor bu birliktelikten?

 

Eskilerin bir sözü var; ‘Adamın niyeti bozuk’. Evet her şey niyetle başlıyor. Niyetiniz karşınızdakini kandırmak ise onun abdestinden şüphe edersiniz. Niyetiniz kötü ise namazda bile rahat edemezsiniz. Niyetler bozuk olunca tabii ki güvenmezsiniz. İnsanlar birbirleri ile olan ilişkilerini başka niyetler ile geliştirirler ise güven unsuru tabii ki aranmaz. Adamın niyeti popüler olmak veya ticaretini geliştirmek. Böyle olunca karşısındakinin de benzer niyetli olduğunu düşünmeden edemiyor. Sonra da yanı başındakine dahi güvenmiyor.

 

Kendine güvenmeyen güveni hak etmez

İnsanın önce kendine güvenmesi lazım. Adımlarının doğru olduğuna güvenmesi lazım. İyi insan olmaya niyetlenmesi lazım. Bunlar yok ise neden başkasına güvensin. Bir kere kendinin başkasına yaptığını mutlaka kendisine de yapılacağını beklemek gayet doğaldır. O halde kendine güvenmeyen bir toplulukta güvenli bir sosyal yaşam oluşturabilir misiniz? Yanınızdakine güvenmiyorsanız, yol arkadaşınıza güvenmiyorsanız, önderinize güvenmiyorsanız nasıl uzaktakilere güveneceksiniz?

Ülkede ciddi bir güven bunalımı var ve bunu tamir için kanaat önderlerine ihtiyaç var. Güvensizlik bizi içten içe bitiriyor. Güveni sağlamaz isek birbirimizi yok edeceğiz. Aynı dine mensup olmamız da çare olmayacak. Arap Baharı, karşı dünya görüşlü milletlerin başına gelmedi, aynı milletin insanları birbirine güvenmeyip başkalarına güvendiği için bu oluştu.

Niyetimizi düzeltmeliyiz

Eğer toplumsal barış istiyor isek niyetlerimizi düzeltmeliyiz. İyi insan olmaya niyet etmeliyiz. İyi insanlar ile olmaya niyet etmeliyiz. İyilik yapmaya niyet etmeliyiz. Etrafımızda iyi insanlar oluşturmaya niyet etmeliyiz. Böylelikle iyilik dalgası evimize, mahallemize, şehrimize, ülkemize ve dünyaya yayılabiliriz. İyilikten maraz doğar der isek kimse iyilik yapmak istemez. Ama iyi niyet ile nice zorlar aşılır der isek kötüler de bu safta yer tutmak isteyebilir. Sevdiğin insanda arayacağın ilk şey iyi niyet olmalıdır. O yoksa başa özelliklerinin anlamı kalmayacaktır

Unutmayın, Cennetin sonsuz nimetlerine kavuşabilmek ömür boyu amel ile değil, iyi niyetlerle mümkündür. Aramızda güveni tesis etmeden barış olmaz, güvenin anahtarı ise niyettir ve niyetin düzelmesiyle istediğimiz gelişme ve barış olur. 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
14°
parçalı bulutlu